Akdeniz Üniversitesi
Header EN
HomeAboutCureentArchievePrinciplesSubmissionLinksNewsContactTürkçe
 

.Mithridaticum and Mesir: The Story of an Antidote from Antiquity into Ottoman Times
Antikçağdan Osmanlı'ya bir Antidotun Hikayesi: Mithridaticum ve Mesir

Fatma ŞİMŞEK

Yrd. Doç. Dr., Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Antalya, fsimsek@akdeniz.edu.tr

Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi / Mediterranean Journal of Humanities / Volume: II / Issue: 2 / p. 243-250
Copyright © Mediterranean Journal of Humanities.

Abstract: The deadly and or beneficial effects of certain plants and animals were known from early times and in history possession of this knowledge was an element in the power struggles between ruling classes. King Mithradates VI Eupator of the Mithradatic Dynasty and his famous 'antidote' Mithridaticum against poisoning are frequently encountered and amongst the first to be mentioned in sources concerning medical history. After the occupation of the Mithradatic fortresses by the Romans, some books from Mithradates' library were brought to Rome and translated into Latin. This enabled this antidote of 54 ingredients to become widely known. Because one of the primary sources of classical Ottoman medicine was based upon the studies of Ibn-i Sina, known in the West as Avicenna, and of other Muslim physicians, we find mithri­daticum also mentioned in Ottoman medical books. Some medical historians claim that mithri­daticum gradually evolved into "mesir". In Ottoman folklore the mesir tradition was mostly associated with the personality of Merkez Efendi. When Hafize Sultan, Süleyman the Magnificent's mother, fell ill during the time when he was a prince in Manisa, Merkez Efendi, a physician in the hospital, healed her with the mesir paste he had prepared. And then there was the tradition of distributing mesir paste composed of 41 ingredients to people at the annual Newroz celebrations so that everybody could benefit from it. Mesir festivals are still organized today and are celebrated every March, remaining popular over the course of more than five centuries.

Keywords: Meter Tetraprosopos, Phrygia, Dorylaion, Eskişehir Müzesi, Adak yazıtı

Özet: Bir takım bitkilerin ve hayvanların ölümcül/yararlı etkileri ilkçağlardan itibaren bilinmekteydi ve bu bilgi tarihsel süreçte egemen sınıflar arasında iktidar savaşlarının bir aracı halini aldı. Kuşkusuz bu alanda akla ilk gelen isimlerden biri, tıp tarihiyle ilgili antik kaynaklarda sıklıkla karşımıza çıkan Mithradates Hanedanlığı'nın en ünlü kralı VI. Mithradates ve onun zehirlenmelere karşı geliştirdiği "mith­ridaticum" olarak adlandırılan ünlü panzehirdir. Karadeniz Krallığı'nın kalelerini ele geçiren Romalıların, Mithradates'in kütüphanesinin bir kısmını Roma'ya götürmeleri ve eserleri Latince'ye çevirmeleri sonucunda 54 drog'tan oluşan ünlü panzehir tanınmaya başlanmıştır. Nitekim klasik Osmanlı tıbbının temel kaynaklarının büyük kısmı Ibn-i Sina ve diğer İslam hekimlerinin eserlerine dayanması nedeniyle mithridaticum'unun, Osmanlı tıp kitaplarında da yer aldığı görülmektedir. Tıp tarihçilerinin bir kısmı zamanla kelimenin değişim geçirmesi ile "mesir" sözcüğüne dönüştüğü ileri sürmektedirler. Osmanlı halk kültüründe ise mesir geleneği daha çok Merkez Efendi etrafında şekillendirilmiştir. Buna göre Kanuni Sultan Süleyman'ın Manisa'daki şehzadeliği döneminde annesi Hafıze Sultan'ın hastalanması üzerine darüşşifada hekim olan Merkez Efendi, hazırladığı mesir macunu ile valide sultanı sağlığına kavuşturur. Böylelikle 41 çeşit drog'dan oluşan mesir macunun her yıl nevruzda dağıtılması suretiyle tüm halkın faydalanması amaçlanmıştı. Günümüzde de devam ettirilen mesir şenlikleri, her yıl Mart ayında tam bir festival havasında kutlanmakta ve popülerliğini geçen beş asra rağmen halen devam ettirmektedir.

Anahtar Sözcükler: Mithradates VI Eupator, mithridaticum, mesir, Merkez Efendi, Manisa

previousPDF

e-Article

Textnext
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       
       

Page Summary: Fatma ŞİMŞEK

Abstract: Fatma ŞİMŞEK Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi / Mediterranean Journal of Humanities / Volume: II

Keywords: